burdanda ulaşırsınız isterseniz:)

1 Ekim 2012 Pazartesi

GELEMEYEN KIŞA SESLENİYORUM..

Gerginim..hala kış gelmedi..hala hava soğumadı ..ama iş yerleri kışa geçti..klimalar kapandı..sıcak yapış ve bunaltıcılığını inatla korurken  içim yaz kalıntısı sıcaklardan bayıldı..ben bir ocak kadınıyım ..kar severim kış severim  sisli puslu grileşen havalara bayılırım..kış akşam üstlerine aşığım..ben yaz sevmem ..bahara bile mesafeliyim..
 Kış boyunca planım programım hiç bitmez..alacaklarım vereceklerim daha ziyade masrafım hiç bitmez tabi bu arada ..aktif dinamik heyecan aşk ihtiras entrika....pardon yeşilçam afişi girdi araya..aktif dinamik heyecanlı olurum.tiyatrolar kışın başlar.sinemada kaliteli filmler asla ağustos güneşinde çıkmaz ..düşünsenize mısır bile yenmez ki ağustosta..
 Mesela çay içerken asla kocanız musallat olmaz bu sıcakta çay mı içilir diye..çünkü sıcak değildir ki..çorba severim kışın..hımm düşündüm de yemeklerden  içmeklerden  bir çay bir çorba geldi aklıma kış deyince..haaa bir de simit ve beyaz peynir..vazgeçilmez..
  Kışın eve gelmek bile mutlu etmeye yeter beni..neden; yazın eve gelmeyi sevmiyormusun? diyenlere cevabım
evet sevmiyorum..çünkü evim en üst katta, camlarım kooocaman ve güneş sabah evimde doğuyor evimde batıyor hatta sanırım bir kısmı bizim evde kalıyor..çizgi filmlerdeki gibi..sihirli büyülü kutular açılınca bir ışık hüzmesi belirir ya..işte biz kapıyı açınca da o hüzme beliriyor..
 belki günaha giriyorum..düzene karşı bu keskin duruşumla ..yani yazdan nefret edişimle..Allah affetsin..
      Şimdi hayallerimi sadece kar yağışı süslüyor..geçen yıl bir film izlemiştim..renee zellweger in başrolünde oynadığı KASABANIN YENİSİ...Çok soğuk bir ülkede ( neresi diye soracak olursanız çok değil bir kaç yazı öncesinde bahsettiğim coğrafya tecrübelerimi hatırlatırım)geçiyordu film..işte o günden beri orada yaşamak istiyorum..ama kaloriferli olması gerek ..zira soba tecrübem coğrafyamdan beter..  evlendiğim yıllarda bir hafta kadar sobalı bir evde oturmuştuk..evde bir hafta oturmadık tabiki soba olayından sonra geçen zaman bir haftaydı...benim o sobayı yakamayışımın anlaşılması üzerine( ki geç anlayan bir kocam var)derhal kaloriferli bir ev arayışı başladı..doğumda hediye gelen büyük boy bir şişe selin limon kolonyasını soba yakmak için kullandım  da banamısın veyahut sanamısın demedi soba..(soba nostaljik bir hikaye ya espirimde o derece nostaljik olsun istedim.) kolonyadan tiksindiğim tarihe denk gelen bir zaman dilimiydi..
yani demem o ki kar yağsın artııkkkkkk

1 yorum:

  1. Yazdan nefret ediyorum. Kışın eve girdiğinde yüzüne çarpan sıcak havanın verdiği haz bile diğer bütün mevsimleri çöpe atmaya değer bence!

    YanıtlaSil